Marée, adını Fransızca’da “gelgit” anlamına gelen kelimeden alır. Gelgit; doğanın ritmini, sürekliliği ve görünmez bir çekim gücünü temsil eder. Marée, bu doğal akışı çağdaş mücevher tasarımına dönüştürür. Doğayı birebir taklit etmek yerine, onun ritmini, hareketini ve duygusunu yorumlar.
2026 yılında endüstriyel tasarımcı Betül Özkaşlı tarafından kurulan Marée, mücevheri yalnızca estetik bir obje olarak değil; form, denge, malzeme ve kullanım deneyiminin bir bütünü olarak ele alır. Her tasarım, endüstriyel tasarım disiplininin analitik yaklaşımını zanaatkârlığın inceliğiyle buluşturarak, zamansız ve karakter sahibi parçalar ortaya koymayı amaçlar.
Marée’nin özünde Modern Zarafet yer alır. Bu estetik, modern yaşamın temposuyla uyum içinde hareket ederken zamansız kalmayı başarır. Formlar güçlü ama ölçülüdür; metal yüzeylerde ışığın oyunu ve organik eğriler, modern zarafeti sessizce vurgular.
Her parça, gündüzden geceye zahmetsizce uyum sağlayan rafine bir karakterle tasarlanır.
Marée tasarımları, zanaatkârlığın kalbi olarak kabul edilen İstanbul
Kapalıçarşı’da hayat bulur. Nesiller boyunca aktarılan teknikler, çağdaş bir tasarım anlayışı ve titiz el işçiliğiyle yeniden yorumlanır.
Marée için zanaatkârlık, geçmişe nostaljik bir bağlılık değil; zamansız kaliteyi, düşünülmüş tasarımı ve gerçek değeri korumanın bilinçli bir yoludur.
Marée, doğanın ritminden ilham alan, çağdaş tasarım yaklaşımıyla şekillenen ve uzun yıllar değerini koruyacak parçalar üretmeye inanır.
TASARIM SÜRECİ
Her Marée tasarımı, bir trendi takip etmekten çok bir fikri keşfetmekle başlar.
İlham; doğanın ritminden, mimariden, sanat eserlerinden, ışığın yüzeylerde bıraktığı izlerden ve gündelik hayatın beklenmedil detaylarından gelir. Bu izlenimler; renk, form, doku ve oran ilişkilerini araştırdığımız görsel panolara dönüşür. Ardından eskizler hazırlanır ve her tasarım, estetik kadar kullanım deneyimi de düşünülerek geliştirilir.
Endüstriyel tasarım disiplininden gelen yaklaşımımız sayesinde her parça yalnızca güzel görünmesi için değil; dengesi, hissi ve yıllarca keyifle kullanılabilmesi için tasarlanır.
DİJİTALDEN GERÇEĞE
Seçilen tasarımlar teknik çizimlere ve ardından üç boyutlu CAD modellerine dönüştürülür.
Bu aşama, formu her açıdan değerlendirmemizi, oranları hassasiyetle geliştirmemizi ve üretime geçmeden önce tasarımı en ince ayrıntısına kadar mükemmelleştirmemizi sağlar.
Sonrasında oluşturulan ana kalıp, her Marée parçasının aynı kalite ve hassasiyetle üretilmesini mümkün kılar.
ÜRETİM
Her tasarım, geleneksel kuyumculuk teknikleriyle hayat bulur.
Kalıptan elde edilen mum modeller döküm sürecine hazırlanır. Altın veya gümüş, yüksek hassasiyetle dökülerek forma dönüşür.
Soğuyan parçalar tek tek ayrılır, elde törpülenir ve yüzeyleri kusursuz bir parlaklığa ulaşana kadar özenle işlenir.
Marée tasarımları, İstanbul Kapalıçarşı’nın nesiller boyu aktarılan ustalığını çağdaş tasarım anlayışıyla bir araya getirir.
SON DOKUNUŞLAR
Bir parçayı tamamlayan, çoğu zaman en küçük detaylardır.
Taşlar deneyimli ustalar tarafından tek tek yerleştirilir, tüm bileşenler hassasiyetle birleştirilir ve son kontroller tamamlandıktan sonra parçalar altın kaplama işlemine alınır.
Marée’de yalnızca kalın mikron altın kaplama kullanılır. İnce, kısa ömürlü kaplama yöntemlerini tercih etmiyoruz. Çünkü tasarımlarımızın yalnızca ilk gün değil, yıllar sonra da aynı zarafeti taşıması gerektiğine inanıyoruz.
Her parça, üretimin her aşamasında tek tek kontrol edilir ve size ulaşmadan önce kalite standartlarımız doğrultusunda son kez incelenir.